Prof.Dr. Kudret AYİTER


Sayın Prof. Dr. Seyfullah EDİS’in kaleminden

 

tarihce-prof-kudret-ayiterProf. Dr. Kudret Ayiter Hoca’mız, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin “kurucu öğretim üye”leri arasında yer almış ve kuruluştaki emeği ve üstün çabaları unutulamaz bir bilim adamıdır.

Prof. Dr. Kudret Ayiter Hoca’mız, fakültenin kuruluşundaki emek ve çabasının ötesinde, kuruluşu izleyen yıllarda, sağlığının elvermemesine rağmen, bitmez ve tükenmez bir enerji ile, öğretim ve eğitimin sürdürülebilmesi için olağanüstü bir çalışmayı esirgememiştir. Fakültemiz bir bütün olarak, Hoca’mız Prof. Dr. Kudret Ayiter’in esirgemediği bu çabalarını ve emeklerini minnet ve şükranla anmaktadır.

Bir kurumun tarihçesi içinde anılmak ve unutulmamak için, Ayiter Hoca’mızın gösterdiği çabanın ve esirgemediği emeğin pek azı yeterlidir. Oysa, Hocamız, fakültemiz için bundan çok daha fazlasını gerçekleştirmiştir.

Nitekim, ilk kuruluşta, kütüphanesiz hukuk fakültesi olmayacağı gerçeğinden hareketle; İzmir’e Ankara’dan her gelişinde bulabildiği yararlı her kitabı adetâ sırtında taşıyarak fakülteye ulaştırmıştır. Böylelikle ihtisas kütüphanemizin temeli de hocamız Prof. Kudret Ayiter tarafından atılmıştır. Hele, bütün ömrü boyunca edindiği ve kendisi için ne kadar önemli olduğunu yakından bildiğim beş bin cildi aşan özel kütüphanesini fakültemize vasiyet etmiş olması, ayrıca, örnek teşkil edecek nedrette bir âlicenaplıktır. Büyük kısmı Almanca, Fransızca ve İtalyanca eserlerden oluşan bilimsel eserler, özel hukuk ve özellikle Roma Hukuku, Hukuk Tarihi ve Mukayeseli Hukuk araştırmaları bakımından başlıca kaynak kitaplar olarak araştırmacıların hizmetine, Hocamızın vasiyeti uyarınca, sunulmuştur. Yeni binamıza taşındığımızda, daha değişik bir tertiple, Hocamıza layık bir biçimde, onun adını taşıyan bölümde yer alacak bu paha biçilmez “başvuru” kitaplarından araştırmacıların ve genç hukukçuların yararlanacağından eminiz.

Bu vesile ile Prof. Dr. Kudret Ayiter Hoca’mızın vasiyetini eksiksiz yerine getirerek fakültemize bir bilim hazinesi kazandıran mirasçıları saygıdeğer eşi Prof. Dr. Nûşin Ayiter’e, sevgili kızları Elif’e ve Fatma’ya şükranlarımı sunmayı da bir borç biliyorum.